9 Haziran 2015 Salı

Güneş enerjili uçakla Büyük Okyanus'u geçme girişimi

Güneş enerjili uçakla Büyük Okyanus'u geçme girişimi


İsviçreli pilot Andre Borschberg, güneş enerjisiyle çalışan tek kişilik uçağıyla Büyük Okyanus üzerinde hiç durmadan, Çin'den Haiti'ye geçme denemesine başladı.
Kanatları bir yolcu uçağınınınkinden daha büyük, ancak ağırlığı bir araba kadar olan uçak Nanjing'den Türkiye saatiyle 21.39'da ayrıldı.
8 bin kilometrelik yolculuğun beş altı gün sürmesi bekleniyor. Borschberg bu süre içinde neredeyse tamamen uyanık kalmak zorunda.
Borschberg'in bir defada en fazla 20 dakika uyuyabileceği belirtiliyor.
Uçağın yolculuğu Monaco'da oluşturulan kumanda merkezinden izlenecek.
Meteorologlar ve uçuş stratejisi uzmanları, en iyi rota konusunda Borschberg'i sürekli bilgilendirecek.
Büyük Okyanus'u geçme girişimi, güneş enerjisiyle çalışan uçağın dünyanın çevresini dolaşma denemesinin yedinci ayağını oluşturuyor.
Proje, Mart ayında Abu Dabi'den başladı.
Ancak uçak okyanusta ideal hava koşullarının oluşmaması nedeniyle bir aydan uzun bir süredir Çin'in doğu kıyısında bekliyordu.
Uçağın ilerleyebilmesi için rüzgara ve kanatlarındaki pillerini için açık havaya ihtiyacı var.
Pillerinin akşam gün batımına kadar dolması ve bu yolla ertesi gün güneş doğuncaya kadar yoluna devam edebilmesi gerekiyor.
Solar Impulse projesi şimdiden bir dizi dünya rekoru kırdı. Solar Impulse -1, 2013'te ABD'yi boydan boya geçen ilk güneş enerjisiyle çalışan uçak oldu.
Ancak dünya turu için Solar Impulse-1'den daha büyük bir uçak yapıldı.
Yeni modelin kanat açıklığı 72 metre. Uçağın kanat açıklığı genişliği Boeing 747'ninden daha büyük. Ancak Solar Impulse-2'nin ağırlığı sadece 2.3 ton. Uçağın hafifliğinin başarısı için kritik önemde olduğu belirtiliyor.
Tek kişilik uçağı Andre Borschberg (sağda) ve diğer İsviçreli pilot Bertrand Piccard dönüşümlü kullanıyor.
Aynı şekilde kanatlardaki 17,000 bin adet güneş enerjisi hücresi ve gece uçuşlarında kullanılacak lityum iyon piller de yaşamsal önemde.
Büyük Okyanus'un üzerinde gece karanlığında yapılacak uçuşlar rekor denemesinin en zorlu bölümlerini oluşturuyor.
Düşük hızlı pervaneyle çalışan uçak okyanus üzerinde hiç durmadan uçacak.
Bu nedenle rekor denemesi aynı zamanda bir dayanıklılık sınavı da olacak. Kokpitin hacmi 3.8 metreküp. Yani bir telefon kulübesi kadar.

Share:

Windows 10, Temmuz'da piyasaya çıkıyor

Windows 10, Temmuz'da piyasaya çıkıyor

Microsoft, yeni işletim sistemi Windows 10'u 29 Temmuz'da piyasaya süreceğini açıkladı.
Aynı tarihte mevcut Windows kullanıcıları da yeni işletim sistemini bilgisayarlarına ücretsiz olarak indirebilecekler.
Akıllı telefonlar ve oyun konsolları gibi diğer ürünler ise daha ilerideki bir tarihte Windows 10'a geçecek.
Şu andaki yaygın işletim sistemi Windows 8 kullanıcılar arasında fazla rağbet görmemiş, dokunmaya odaklı kullanıcı arayüzünü güncellemeyen birçok kişi olmuştu.
Microsoft, daha popüler olan Windows 7'nin bazı özelliklerini onuncu işletim sistemine ekleyerek bu hoşnutsuzluğu gidermeye çalıştı.
Microsoft'un işletim sistemlerinden sorumlu başkan yardımcısı Terry Myerson blog'unda "Windows 10'u bugün dünyanın 190 ülkesinde Windows kullanan 1,5 milyar kişi için tasarladık. Windows 10, size tanıdık gelecek Başlat Menüsünü geri getirdi" dedi.
Yeni Başlat menüsü tanıdık gelecek.
Edge adı verilen yeni tarayıcıda sayfaları işaretlemek mümkün.
Myerson Windows 10 'a eklenen yeni özellikleri de şöyle sıraladı:
  • Daha önce sadece Microsoft'un telefonlarında bulunan sesli komut sistemi Cortana
  • Kullanıcıların sayfaları işaretlemesine olanak tanıyan Edge adında yeni bir web tarayıcısı
  • Video oyunlarını Xbox oyun konsolundan kişisel bilgisayarlara veya tabletlere indirmeden aktarmayı sağlayan yeni bir uygulama.
Microsoft yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamada Windows 10'un sonuncu Windows olacağını, bundan sonra yeni bir işletim sistemi çıkarmak yerine yollarına güncellemeler ile devam edeceklerini söylemişlerdi.
Share:

Savaş suçlarına karşı telefon uygulaması

Savaş suçlarına karşı telefon uygulaması


Askerin ya da polisin insan haklarını ihlal edebileceği tehlikeli yerlerde, akıllı telefonlar da önemli bir 'silah' haline geldi. Artık insan hakları savunucularının ya da kurbanların elinde işlenen suçu belgelemelerini sağlayacak yeni bir telefon uygulaması olacak.
Genelde insan hakları ihlalleri ya da işkencelere dair ilk iddialar Youtube'a düşen videolarla ortaya çıkıyor.
Oysa bu videoların gerçek olup olmadığı bilinemiyor, gerçek olsa bile, bunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlamak mümkün olmadığı için mahkemelerde delil olarak kullanılamıyor.
Google Playstore'da satışa çıkarılan yeni uygulama ise bu sakıncaları gidermek amacını taşıyor.
Zulmün Görgü Tanığı (EyeWitness to Atrocities) adındaki uygulama, Uluslararası Barolar Birliği ile LexisNexis firmasının hukuk müşavirliği tarafından tasarlandı.
Uygulama fotoğraf, video ve ses kayıtlarını basit ve güvenli bir şekilde saklayacak şekilde hazırlanmış.
Normal bir fotoğraf uygulaması gibi görünüyor, ancak açıldığında polis veya güvenlik görevlilerinin kaydettiklerinizi görmesini engelleyen "güvenli" bir ayarı bulunuyor.
Uygulama bütün kayıtlara GPS bilgilerini de giriyor ve kaydın ne zaman yapıldığını, montajlı olup olmadığını, zaman kodu ve GPS koordinatlarıyla birlikte belgeliyor.
Share:

Hisseden protez bacak yapıldı

Hisseden protez bacak yapıldı

Avusturya’da hissedebilen protez bacak üretildi.
Protez, 2007’de sağ bacağını kaybeden Wolfang Rangger adlı bir kişiye takıldı.
Rangger, “Tekrar ayağım varmış gibi hissediyorum. Yeniden doğmuş gibiyim” dedi.
Linz Üniversitesi’nden Prof Hubert Egger, yapay ayağın tabanına yerleştirilen sensörlerin bacağın kesildildiği noktadaki sinirleri uyardığını söyledi.
Egger, bunun ilk sensörlü protez olduğunu belirtti.
Cerrahlar, protez takılmadan önce, Rangger’in sinir uçlarını deriye yakın bir noktaya getirdiler.
Ayağın tabanına topuk, ayak parmakları ve ayak hareketlerinin oluşturduğu basıncı ölçmek için altı sensor yerleştirildi.
Buradan alınan sinyaller, bacağın kesildiği noktaya yerleştirilen kumanda merkezine iletildi. Buradan sinir uçları uyarılarak sinyaller beyne ulaştırıldı.
Prof Egger, "Sensörler beyne bir ayak olduğunu söylüyor. Protezin takıldığı kişi, yürürken yerde kayıyor gibi hissediyor” diyor.
Emekli bir öğretmen olan Wolfgang Ranger bacağını bir inme sonucu damar tıkanması nedeniyle kaybetti.
Rangger bacağı laboratuvar ve evde altı ay boyunca denedi.
Şimdi, yeni bacağıyla koşabilen, bisiklete binebilen ve tırmanabilen 54 yaşındaki Rangger, “Artık buzda kaymıyorum, çakılda, betonda, çimende yürüyebiliyorum. En küçük taşı bile hissedebiliyorum” dedi.
Share:

Robot yarışını Güney Koreliler kazandı

Robot yarışını Güney Koreliler kazandı

Güney Koreli Kaist takımı en hızlı ekipti.
Darpa Robot Yarışı'nı Güney Koreli robot takımı kazandı.
Yarışma, 2011 Fukushima nükleer felaketine benzer koşullarda, bir parkur üzerinde robotlar savaşı şeklinde yapıldı.
Robotların araba sürmek ve basamaklardan çıkmak gibi bir dizi görevleri tamamlamak için bir saati vardı.
Kaliforniya'nın Pomona kentindeki yarışma, robotların bağımsız olarak faaliyet gösterdiği ilk yarışmaydı.
Robotların yerine getirdiği görevler arasında arabadan inmek, kapı açmak, duvara delik açmak, vana açmak ve yolu temizleyererek veya üzerinden yürüyerek bir moloz yığınını geçmek vardı.

En hızlı ekip Kaist

Güney Koreli Kaist takımı en hızlı ekipti; tüm görevleri 44 dakika 28 saniyede tamamladılar.
Florida merkezli IHMC robot takımı ikinci gelerek 1 milyon dolar, yine ABD'den Tartan kurtarma ekibinin şempanze robotu da üçüncü olarak 500 bin dolar kazandı.
Tartan robotu düştükten sonra insan yardımı olmadan görevine dönerek seyredenlerin takdirini kazandı.

İki gizli görev

Yarışmada iki gün içinde iki gizli görev de vardı.
Birinci gün gizli görev bir kolu çekmekti, ikinci günde ise bir fişi pirizden çekmek ve yeniden pirize sokmaktı.
Her takıma verilen görevleri tamamlamak için iki hak verildi.
Yarışmaya 25 takım katılacaktı ancak Japonya'nın Hydra takımı son dakikada eğitim sırasındaki bir elektronik kaza nedeniyle katılamadı.
Çin takımı da zamanında vize alamadıkları için katılamadı.
Share: