18 Ekim 2014 Cumartesi

TARİHİ DEĞİŞTİREN LİDERLER-HANNİBAL

HANNİBAL

hannibal

Hamilkar Barkas‘ın oğludur. Birinci Pön Savaşı‘nın ardından İÖ 228′de İspanya’daki Kartaca Orduları’nın komutanı olarak Hamilkar’ın komutanı olarak Hamilkar’ın yerini alan eniştesi Hasdrubal’in öldürülmesinden sonra İÖ 221′de 26 yaşında başkomutanlığa atandı. Kartaca’nın egemenlik sınırını İspanya’da Ebro Irmağı’na doğru genişletti. İÖ 219′da Saguntum (bugün Sagunto) Kenti’ne saldırması sonucu İkinci Kartaca Savaşı başladı. Roma’dan yardım alamayan kent, 8 aylık bir kuşatmadan sonra düştü. Aralıklarla 18 yıl süren savaşta zaman zaman üstün olmasına karşın İÖ 202′de Zama’da aldığı ağır yenilginin ardından yapılan antlaşmadan sonra İÖ 200′ de köşesine çekildi. 196′da ikili yönetimin ortaklarından biri olarak devlet hizmetine döndükten sonra, Seleukos Kralı III. Antiokhos ile birlikte Roma’ ya karşı yeni bir savaş planlandığı söylentileri üzerine Romalı senatörlerden oluşan bir soruşturma kurulunun Kartaca’ya gönderilmesi sonucu tutuklanacağını anladığından Antiokhos’a sığındı. 
hannibal2Suriye Savaşı’nda (İÖ 192-189) Antiokhos’un yenilmesi üzerine Britanya Kralı Prusias’ın sarayına sığınarak onu Roma’nın müttefiği Bergama’ya karşı yürüttüğü savaşa katıldı. İÖ 183 ya da 182′de T. Quinetius Flaminius’u elçi olarak Prussias’a gönderen Romalılar, kraldan Bergama’ya karşı sürdürülen savaşın durdurulmasını ve Hannibal’in teslimini istediler. Düşman elinde aşağılanmaktansa ölümü yeğleyen Hannibal, Romalılara teslim edileceğini anlaması sonucu kendi canına kıydı. Mezarı Gebze’deki TÜBİTAK tesislerinin yakınındadır.

hannibalHannibal Hayatı

Hannibal hakkında bildiğimiz şeyler oldukça fazladır.Özellikle ve özellikle Roma’ya karşı verdiği mücadeleleri kullandığı savaş taktikleri gibi ince detaylardan bazıları hakkında teorik de olsa görüş sahibiyiz.O zamanki yazılan kaynaklardan yola çıkılarak Hannibal hakkında şu bilgileri edinebiliriz;
Hannibal MÖ 247-MÖ 183 yılları arasında yaşamıştır.Askeri kariyerine başladığı ilk günde babası tarafından Roma’ya karşı kin ve nefretle bakacağına yemin etmiştir.Babası öldükten sonra da içindeki ateş daha da büyümüştür.Ölüm yeri olarak sürgüne gittiği o zamanlardaki Bitinya’nın bir bölgesi olan o zamanki adı Libyssa,şimdiki adı ise Gebze olan yer gösterilmiştir.Doğum yeri olarak da Kartaca şehri bazı kaynaklarda öne sürülen bilgilerdendir.Babası ise birçoğunuzun tanımış olduğu büyük komutan Amilcar Barca’dır.Şimdi Hannibal’ın hayatını tarafımca parçalara ayırarak dönem dönem inceleyelim arkadaşlar…

Çocukluk Yılları

O dönemki kaynaklardan yola çıkarak Hannibal’ın da daha çocuk yaşlarda askeri disiplinle eğitildiğini,babasıyla savaşlara katıldığını ve bunun yanında da o öldükten sonra iktidardan düştüğünü söyleyebiliriz.Artık babası öldükten sonra düşen Hannibal yeniden çevresinden ve akrabalarından yardım olarak asker olup hızla ilerleyerek devlet iktidarını yeniden eline almıştır.Her şeyin yanında Hannibal’ın Büyük İskender hayranı olduğu da bilinmektedir.Özellikle çocukluğu hakkında elimizdeki bilgiler çok sınırlıdır.Çocukluğu ince detaylardan ziyade çok yüzeysel bir şekilde bilinmektedir.Bazı tarihçiler ve psikoloji uzmanları sadece tahmin yürüterek çocukluğunu ele alabilirler.Bunlar daha teori bile kazamadığı için o kadar şey bilememek normal bir şey olsa gerek arkadaşlar…

Askeri Kariyeri Ve Roma’ya Karşı Verdiği Savaşlar

Hannibal ile ilgili olarak Scipio onu şimdiye kadar yaşamış en büyük generallerden biri olarak kabul eder.Epirli Pyrrhus’u ikinci sıraya yerleştirir,kendisini de üçüncü olarak kabul eder.Aynı sıralama Hannibal’a sorulduğunda o Büyük İskender’in en büyük general olduğunu söyler.İkinci olarak Pyrrhus’u gösterir,kendisini de üçüncü sıraya koyar.Askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge Hannibal’ı “Stratejinin Babası” olarak nitelendirir ve en büyük düşmanı olan Roma’nın bile onu yine kendi taktikleriyle alt ettiğini belirtir.
Hannibal tam olarak 2.Pön Savaşı’nda Romalılara karşı verdiği başarılı mücadeleler sonucunda tam olarak tanınmıştır.Tamamen paralı askerlerden oluşan ve fillerle desteklenmiş ordusu zamanında yapılması imkansız denen Alpler’i aşmıştır.Fakat bunun sonucunda oldukça kayıp vermiştir.Çünkü kış ayının ve bulundukları coğrafyaya göre alışkın oldukları giyinim tarzlarının etkisiyle de oldukça kayıp vermiştir.Bunun bedeli oldukça ağırdı.Bunun yanında Galyalılar da iş birliği yapmıştır.Gerek askeri,gerekse cephane ve yiyecek stoğu olarak anlaşmalar yapmış fakat daha sonraki zamanlarda onların taraflarından saldırıya uğramışlardır.O zamanlarda Galyalılar tamamen ve tamamen kendi amaçları doğrultusunda savaşırlar ve mücadele ederlerdi.
Pön Savaşları’nı sizlere kısaca anlatayım arkadaşlar.Eğer bu büyük liderin hayatını inceliyorsak bu verdiği mücadelelere bakmamak olmaz.Çünkü Pön Savaşları’nda verdiği askeri,psikolojik ve taktiksel mücadeleler sonucunda Hannibal ünlü bir insan olmuştur.

hannibal2İkinci Pön Savaşları

Öncelikle Hannibal’ın daha askeri kariyeri başladığı zaman sürekli olarak Roma’ya nefret duyacağına dair babasına yemin ettiğini görmüştük.İşte Hannibal’ın şimdi bu sözünü yerine getirme zamanıydı.Numidyalılar,Galyalılar,Hispanyalılar ve daha benim bilmediğim birçok bölgeden paralı askerler toplayıp ordusunu da fillerle destekleyerek ilk hedefinin Alpler olduğunu belirtmiştik.Zaten Kartaca ordusu gerek Amilcar Barca zamanında ve gerekse de diğer liderlerin zamanında sadece sadece paralı askerlerden oluşuyordu.Savaş zamanlarında Kartcalılar çevreden paralı asker toplayarak sefere çıkarlardı.Yani sürekli olarak ordusunu oluşturacak bir askeri güç yoktu.Ayrıca bu birlikler parayla orduya katıldığından dolayı çoğu savaşmayı bilmeyen ve düzene geçemeyen askerlerden oluşurdu.Ama Hannibal bunun bile üstesinden gelerek taktiksel olarak sürekli bir başarı göstermiş ve Romalıların ordusunu birçok kez yok etmiştir.
Roma,I. Pön Savaşı’nın getirdiği bu sınırlı başarıyla yetinmek niyetinde değildi.MÖ 238 yılında Sardinya adasını istila etti.Hemen ardından Kartaca’yı,Akdeniz’in batı yarısından tümüyle çekilmeyecek ve ek savaş tazminatı ödemeyecek olursa,Kartaca kentine saldırmakla tehdit etti.Kartaca’nın buna tepkisi İber yarımadasında askeri organizasyonlarını güçlendirmek ve genişletmek olmuştur. Kartaca komutan ve devlet adamı Hamilcar Barca, yaşanan savaş deneyimlerini analiz ettiğinde, deniz savaşlarında Roma’ya karşı bir üstünlük sağlayamadığı fakat, kara savaşlarında çok daha fazla şansı olduğunu görmüştür.Hannibal MÖ 219 yılında İber yarımadasının Akdeniz kıyısındaki Kartaca’nın müttefiki bugünkü Saguntum’u yerleşti. Ertesi yıl da 20.000 piyade, 6000 ağır süvari ve savaş fillerinden oluşan ordusuyla Pirene dağlarını aşıp güney Fransa’da ilerlemeye başladı.
Pek çok tarihçi tarafından Hannibal’in karadan harekatı tercih etmesi tartışılmıştır. Ordusunu denizden harekatla, İtalya yarımadasına çıkartma yapmasının çok daha mantıklı olacağı ileri sürülmüştür. Genel kanı, Hannibal’in Roma deniz gücünden çekindiği yönündedir. Ne var ki o tarihlerde Roma deniz gücü, bu konuda tehlike oluşturacak denli geniş bir deniz kontrolü sağlayabilmiş değildir. Hannibal’in, kara yolunu seçmesinin arkasında muhtemelen güney Fransa’daki ve kuzey İtalya’daki kelt halklarını safına katabileceği beklentisi vardı. Nitekim gerek erzak sağlama gerekse yerel halktan asker toplama konusunda düşkırıklığına uğramamıştır.
Roma, Scipio komutasındaki bir orduyu, Hannibal’i karşılamak üzere güney Fransa’da Rhone nehrinin kıyılarına göndermiştir. Rhone nehrinin kıyılarına geldiğinde Scipio, Hannibal’in çoktan bölgeyi geçtiğini fark etmiştir. Hannibal, ordusunun yönünü kuzeye çevirip Rhone nehrini daha yukarıdan bir bölümde geçmeyi tercih etmişti. Geniş bir kavis çizerek Alpler eteklerine ulaştığında, son derece engebeli ve uzun bir yol izlemek zorunda kalmıştır ama, Scipio’nun kuvvetlerini de böylece pas geçmiştir.Scipio, bölgede küçük bir müfreze bırakıp ordusunun büyük bir bölümünü deniz yoluyla kuzey İtalya’ya nakletmek zorunda kalıyor, Hannibal ordusunun Alp dağlarını aşıp Po ovasına girmesinden hemen sonra bölgeye ulaşabiliyor.
Hannibal’in ordusunun Alp dağlarını geçerek Po Ovası indiği haberi üzerine Roma, iki görev kuvvetini Po ovasına sevk eder. Hannibal harekatın bu aşamasında da karmaşık ve dolaylı bir manevra izlemeye karar vermiştir. Po nehrinin kollarından Ticius ve Trebia’nın oluşturduğu bataklık bölgeyi ilerleme hattı olarak seçmiştir. Tüm ordusunu bataklık bölgeye sürecektir. Asker ve at olarak ciddi kayıplara uğramak bahasına, dört gün ve üç gecede geçilen bu bölge, Hannibal’i kendisini karşılamak üzere tertiplenmiş Roma kuvvetlerinin yine gerisine ulaştırmıştır. Hannibal, Roma kuvvetlerinin komutanının, yapmış olduğu manevrayı kısa sürede öğreneceğini ve birliklerini buna göre tertipleyeceğini düşünerek, Roma birliklerini geriden çevirerek bir saldırı düzenlemeye yanaşmaz. Tersine, güney İtalya yönünde ilerlemeye devam eder. Bu harekat tarzı, Roma birlikleri komutanını, aynen Rhone nehri kıyılarında Hannibal’i karşılamak için düzen alan Scipio’nun karşılaştığı açmaza düşürmüştür, düşman, yanından geçip gitmiştir.
Başarısızlığı göze alamayan Romalı komutan, pozisyonunu bozarak Hannibal’i izlemek zorunda kalmıştır. Hannibal’in de istediği budur. Düşmanının oluşturduğu bir pozisyona karşı savaşa girmek yerine onu, pozisyonunu bozarak, kendi düzenlediği bir pozisyonda savaşa girmek zorunda bırakmak. Nitekim, MÖ 217 yılının baharında, Hannibal’i izleyen Roma ordusu, Tresimen gölü çevresinde tuzağa düşürülerek kılıçtan geçirilmiştir.Ard arda kazandığı bu zaferlere karşın Hannibal, Roma üzerine yürümemiştir. Pek çok tarihçi Hannibal’in bu tutumunu, kuşatma silahlarının olmamasına bağlamaktadır. Hannibal’in bu tutumunun esas nedeni ne olursa olsun sonuçta, üstün süvari gücüne güvenerek İtalya topraklarında kalabilmiş ve Roma ile İtalyan müttefikleri arasındaki dayanışmayı zorlamaya çalışmıştır.
Tresimen yenilgisinin ardından Roma, bugün ‘’’Fabian Strateji’’’ olarak bilinen ve tarihte pek çok olayda izlenen ya da izlenmeye çalışılan bir strateji izlemiştir. Romalı komutan ve devlet adamı Fabius’un izlediği bu strateji, kabaca yıpratma savaşı ya da oyalama savaşı olarak da bilinir. Fabius, sürekli olarak bir meydan savaşından kaçınmış, çeşitli vur-kaç taktikleriyle, erzak tedariki için hareket halindeki ikmal birliklerine, yayılmış kuvvetlerine saldırarak Hannibal’i yıpratmaya çalışmıştır. Hannibal ordusundaki süvari birliklerini etkisiz hale getirebilmek için dağlık bölgelerde harekatı tercih etmiş, Hannibal kuvvetlerine sürekli saldırılar düzenlemiştir. Ne var ki yıpratma savaşı, uzun sürede sonuç alınabilecek bir stratejidir ve bu yüzden de iki yanı keskin bir kılıçtır. Fabius’un bu tutumu, Roma’da kısa bir süre sonra sorgulanmaya, eleştirilmeye başlanmıştır. Trasimen yenilgisinin ardından Diktatör seçilmişti ve görev süresinin sonlarına doğru Roma süvari komutanı Rufus’la aralarındaki fikir ayrılığı giderek derinleşmekteydi. Hannibal’in Campania’yı yakıp yıkmasına seyirci kalınması da itibarını iyice zedelemiştir. Diktatörlük süresi bittiğinde ise Roma artık onun stratejisini izlemiyordu.
Böylece Roma’yı es geçen Hannibal İtalya’nın güneyine doğru, ikinci büyük kent olan Capua’ya yöneliyor. Cannae’de –bugünkü Monte di Canne- MÖ 216 yılında Roma ordusunu bozguna uğratıyor. Her iki taraf da alışılmış biçimde piyadelerini merkezde, süvarilerini ise iki yanda tertiplemiş olarak savaş meydanında karşı karşıya geliyorlar. Hannibal, Kelt ve İspanyol piyadeleri tam merkezde ama kendi piyadelerinden daha ileri bir hatta yerleştirmiştir. Dolayısıyla cephe hattı, merkezde ileri çıkık bir durum almıştır. Roma piyadeleri bu hatta saldırınca Kelt ve İspanyol piyadeler, bu sert yüklenme karşısında gerilemek zorunda kalmışlardır. Kartaca ordusunun merkezini yardıklarına inanan piyade de onları izlemiştir. Böylece içbükey bir hal alan merkezde Roma piyadeleri yığılmış ve silahlarını kullanamaz hale gelmişlerdir. Kelt ve İspanyol piyadesinin her iki yanıda tertiplenmiş olan Kartaca piyadelerinin ileri hareketiyle merkezdeki bu sıkışıklık iyice artmıştır.
Merkezde bunlar olurken Hannibal’in sol kanatdaki ağır süvarisi karşısındaki Roma süvarisini dağıtmış, Roma birliklerinin gerisi boyunca hızla ilerleyerek sağ kanattaki Roma süvarisine arkadan saldırmıştır. Bu kanatdaki Roma süvarisinin ezilmesinin ardından ağır süvari bu kez merkezdeki piyadenin gerisinden taarruza girişmiştir. O güne kadarki en kalabalık Roma ordusunun 76 bin mevcudundan ancak 6 bini izleyen katliamdan kurtulabilmiştir.Roma, Fabius’u tekrar konsül seçmiştir. Ard arda konsüllük süresi yenilenen Fabius, MÖ 209 yılında, Hannibal’in üç yıldır elinde tuttuğu Tarentum’u –bugünkü Taranto- geri almıştır. Fabius’un bu stratejisi, Hannibal’in oyununu bozmuştu, Roma’nın müttefiklerinin ona sırt çevirmesini önlemişti.
Hannibal’in kardeşi Hasdrubal, MÖ 207 yılında Hannibal’i takviye edecek bir ordu ile kuzey İtalya’ya girmiştir, ancak Metaurus ırmağı kıyılarında karşılaştığı Roma ordusu karşısında yenilgiye uğradı ve bu savaş sırasında tüm askerleriyle birlikte hayatını kaybetti.İtalya topraklarında bunlar olurken Scipio, Afrika kıyılarına bir çıkartma yaparak Hannibal’i İtalya topraklarından çekilmek zorunda bırakmak yönünde bir strateji ileri sürmüştür.Fabius’la aralarındaki fikir ayrılığı, Scipio’nun Senato’da yeterli desteği bulabilmesini önlemiştir. Senato, Afrika’ya çıkartma yapma girişimini onaylamıştır ancak Scipio, istediği askeri gücü alamamıştır.7000 gönüllü ve iki lejyon emrine verilmiştir.
Scipio, MÖ 204 yılında Afrika kıyılarına çıkartma yapmıştır. O sırada Afrika’da Kartaca’nın sadece süvari birlikleri vardır. Scipio, ustaca geri çekilme manevralarıyla bu birlikleri tuzağa düşürüp imha etmiştir.Scipio bu başarısının ardından,MÖ.202 yılında ikmal merkezi olarak kullanmak amacıyla Uttica limanını kuşatmıştır. Ancak kuşatma gecikince Kartacalılar yeni kuvvetler derleyip Uttica üzerine yürüme fırsatı bulabilmişlerdi. Scipio, Kartaca komutanı Syphax komutasındaki altmışbin kişilik kuvvetin bölgeye gelmesi üzerine kuşatmayı kaldırmış ve bir yarımadaya çekilmiştir. Sırtı denize dönük olarak yarımadanın kara bağlantısında tahkimat yapmıştır.Kartaca ordusu da Roma tahkimatının yarımadadan çıkışını kesecek biçimde ordugahını kurmuştur ve iki taraf da birbirinin zayıf anını kollamaya koyulmuştur. Daha sonra Scipio, bir gece baskınıyla Kartaca ordusunu dağıtmıştır.
Bu başarısının ardından Scipio’nun Tunus üzerine yürümesi, Kartaca’nın tüm direnme azmini kırmıştır. Kartaca, barış istemek zorunda kalmış, ancak Roma senatosu barış anlaşmasını daha onaylamadan, Hannibal’in ordusuyla birlikte Afrika’ya dönmesi üzerine barıştan vaz geçmişlerdir.Hannibal’in Afrika’ya dönmesi üzerine Scipio, Kartaca yakınlarındaki ordugahında bin kadar asker bırakarak Bagdaras vadisi boyunca güneye ilerlemiş ve Kartaca’nın ülkenin iç kesimleriyle olan bağlantısını kesmiştir. Bu ilerleme onun, Masinissa’nın getirdiği süvarilerden oluşan takviye kuvvetleriyle birleşmesini sağlamıştır.Hannibal’in üzerine yürümesi karşısında Scipio Naraggara’ya –Zama- çekilmiş ve Hannibal kuvvetleriyle muharebeye girmek açısından uygun bulduğu bu bölgede Hannibal kuvvetlerini karşılamıştır. M.Ö. 203 yılında yapılan Zama muharebesi’nde Hannibal’in yenilmesi üzerine Kartaca’nın barış istemekten başka seçeneği kalmamıştır.Zama yenilgisi üzerine Kartaca, barış anlaşması yapmak zorunda kalmıştır. Savaş tazminatı ödemiş, donanmasını Roma’ya teslim etmiş ve Akdeniz ve İber yarımadalarındaki denetimini geri çekmek zorunda kalmıştır.

Sürgün Ve Ölümü

Romalıların çevresindeki müttefiklerinden ve ele geçirdiği yerlerden aldığı güçlerle birlikte Kartaca şehrinin kıyılarına çıkarma yaparak bir muharebede onları yendiğini ve şehre girerek devlete son verip orayı yağmaladıklarını biliyoruz.Bu yıllardan sonra Hannibal Bitinya bölgesine sürgüne gönderilmiştir.Burada uzun süre boyunca askeri danışmanlıklar yapmıştır.Bir yandan da Selvekoslar ve diğer devletlerden destek görerek yıkılan devleti yeniden kurmak istemiştir.Fakat onların kendisini yeniden Romalılara göndereceklerini duyunca intihar ettiği söylenir.Bununla birlikte ünlü komutan ve liderin yaşamı son bulur.
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder