18 Ekim 2014 Cumartesi

René Descartes


31 Mart 1956′da doğan ve 11 Şubat 1650 yılında vefat eden Descartes, Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozoftur. Batı düşüncesinin son yüzyıllardaki en önemli düşünürlerinden biridir. Descartes, 1628′den itibaren, 15 yıl süren geziler, savaşlar ve serüvenlerden sonra yerleştiği Hollanda’da, batı düşüncesini altüst eden bir felsefe sistemi kurmuştur.
Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmaya başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi, o da düşüncenin varlığı. Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı.
Metot üzerine konuşmada hep karmaıştan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün inceleme kitaplarının Latince yazıldığı bir çağda, Fransızca yazarak ve sağduyu dünyada en iyi bölüştürülmüş şeydir diyerek herkesin uzman olmayanların bile anlayabileceği bir duruma indirgedi. Descartes her tür araştırmanın pratik niteliği üzerinde ısrarla durur. Ona göre en önemli bilimlerden mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı, ahlak, mutlu yaşama sanatıdır.
Descartes, zamanının bilginleriyle, hükümdarlarıyla ve soylularıyla ilişkiler kurmuştur. Ona hayran olan İsveç kraliçesi Cristina, Descartes’i sarayına davet etti. Descartes, elii dört yaşında Stockholm’de öldü. Şüpheciliğe farklı bir yaklaşım getirir. Septik şüphe ve metodik şüphe.
Ona göre septik şüphe anlamsızdır. Olması gereken metodik şüphedir. Metodik şüpheyi Descartes şu şekilde uygulamıştır; önce tanrıdan, çevreden, kendinden ve başka insanlardan şüphe eder. bunu şüphe edemeyeceği son sınıra kadar götürür. Şüphe etmek düşünmektir. Düşünmek varolmaktır. Düşünüyorum, o halde varım noktasına ulaşır. Her şeyden şüphelenen en önemli sözlerindendir.
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder