14 Ekim 2014 Salı

BİR ARININ HİKAYESİ

BİR ARININ HİKAYESİ

 Hiç merak ettiniz mi acaba arılar niçin bal yapar? Bir arı yaşamı boyunca ortalama olarak 3-4 damla bal üretebilir. Fakat ürettiği bu bal bile kendi besin ihtiyacının çok üzerindedir. Bu ise insanın aklına kocaman bir soru işaretini de beraberinde getirmektedir. Doğadaki tüm canlılar gereğinden fazla besin toplayarak israf yapmaktan kaçınırlar. Fakat arılar tam aksine, bir kovan arı sürüsü için gerekli olan 100- 50 gram bal yerine litrelerce bal üretirler. Bunun nedenini arının yaşam hikayesini inceleyerek açıklamaya çalışalım.
 Arının macerası kovanı terk etmekle başlar. Arıdaki koku reseptörleri o kadar hassastır ki bu reseptörler kilometrelerce ötedeki güzel kokulu bir nektar çiçeğinin bile varlığını algılayabilir. Arı çiçeğe vardığı vakit nektarını ağız aletleriyle içine çekmeye başlar. Arının diğer bir mucizevi özelliği ise geldiği yolu hiç şaşırmadan kilometrelerce ötedeki kovana tekrar ulaşabilmesidir. Arı yolculuk esnasında midesine depoladığı nektarı bala dönüştürmektedir. Bunu ise midesindeki o eşsiz enzimlerle gerçekleştirir.
 

 Arının sahip olduğu bu mükemmel özellikler bununla da bitmez. Altıgen petekler üreten arılar bir mimara bile parmak ısırtacak ince hesaplamalar yaparlar.
 Matematikçiler arıların niçin peteklerini beşgen, dörtgen, üçgen veya sekizgen değil de altıgen yaptıklarını merak edip hesaplamaları kağıda dökmüşler. Karşılaşılan sonuç ise insana adeta "Arı ne zaman matematik öğrendi" dedirtiyor.
 Altıgen diğer çokgenlere göre kenar uzunluklarının toplamı en kısa olan şekildir. Bunu bilen arı peteğini altıgen yaparak en az malzemeyle en fazla peteği üretmektedir. Böylelikle malzemeyi tasarruflu kullanarak balmumu israfını önlemiştir. Ayrıca altıgenler, yapıldığı petekte üretilen balı muhafaza etmek açısından maksimum hacim sağlar. Tabii arıların mucizeleri bununla da bitmiyor.
 Bir arı kolonisi peteklerini yatayla 7-8 derecelik bir açı yapacak şekilde inşa eder. Böyle yapmasının nedeni peteğin içine bırakılan balın yere dökülmemesi içindir. İlginç olan ise bu açının hiçbir zaman şaşmamasıdır.
Arılar peteklerini üretirken kovanın farklı yerlerinden başlarlar. Fakat arılar o kadar hassas hesaplamalar yaparlar ki peteklerini merkezde kavuşturmalarına rağmen altıgenlerin simetrisinde bir bozukluk olmaz.


 
 Başka bir şekilde açıklayalım:
 Kovanın 4 köşesinden arılar peteği inşa etmeye başlıyorlar. Her bir arı altıgenleri kusursuz bir biçimde meydana getiriyor. Kovanlar köşelerden merkeze doğru ilerliyor ve en sonunda merkezde birleşiyorlar. Arılar öyle bir hesap yapmıştır ki merkezde birbirleriyle kavuşan altıgen grupları birbirine yapıştırıldığında sanki altıgen yapımına merkezden başlanılmış gibi bir izlenim verir. Ve dahası petekteki altıgenlerin her biri aynı boyutta olup aralarında büyüklük olarak 1 mm bile fark yoktur.

 Gerçekten çok ince hesaplar üzerine oturtulmuş bu mimari eserin düşünme yeteneği olmayan küçücük böcekler tarafından yapılması, bir güç tarafından insanların hizmetine verildiğini göstermektedir.


Share:

0 yorum:

Yorum Gönder