10 Eylül 2014 Çarşamba

Feyzü'l-Furkan Açıklamalı Kur'ân-ı Kerîm Meali (İnşikâk Sûresi)

84. İnşikâk Sûresi

Mekke döneminde nâzil olmuştur. 25 âyettir. İnşikâk, birinci âyette geçtiği üzere “yarılma” anlamınadır. Sûre adını bu âyetten almıştır.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1-2. Gök, (cisimleri ile) Rabbini(n buyruğunu) dinleyip itaat ederek yarıldığı zaman.
3-4-5. Yer de Rabbini(n emrini) görevi olarak dinleyip itaat ederek dümdüz yapıldığı, içindekileri (dışarı) atıp boşaldığı zaman (herkes yaptığının karşılığını görecektir).
6. Ey insan! Gerçekten sen, Rabbine (varıncaya) kadar (bu yolda) didindikçe didinirsin. Nihayet O’na kavuşacaksın.
7-8-9. Fakat (o zaman) kime kitabı sağından verilirse, hesabı kolay bir şekilde görülecek ve sevinçli olarak (cennete girmişlerden olan) ailesine dönecektir.
10-11-12-13. Kitabı arkasından verilene de gelince: (“Ey ölüm! Neredesin!” diye) hemen ölümü çağıracak ve alevli ateşe girecek. Çünkü o (dünyada inanmayıp) ailesi (ve kavmi) içinde keyifli (mal ve mülkü sebebiyle şımarık) idi. [krş. 69/25-33]
14. Doğrusu o, (hesap için diriltilip Rabbine) asla dönmeyeceğini sanmıştı.
15. Hayır! Öyle değil! (O Rabbine dönecektir, yaratılması boşuna değildir.) Elbette Rabbi onu çok iyi görendir.
16-17-18-19. Yemin ederim, akşamın alacakaranlığına, o geceye ve (içinde) derleyip topladığı şeylere, (ışığı) tamamlandığında (dolun)aya ki![1] (Ey insanlar!) Mutlaka siz, halden hâle geçecek (Rabbinize kavuşacak)sınız. [bk. 6/73; 21/38; 44/38]
20. Öyleyse onlar için ne (engel) var ki inanmıyorlar?
21. Onlara Kur’an okunduğu zaman secde ed(ip Allah’a teslimiyet göster)miyorlar.[2]
22. Aksine o inkâr edenler (Kur’an’ı ve âhireti) yalanlıyorlar.
23. Halbuki Allah, (onların) içlerindeki (küfür ve düşmanlıkları)nı pek iyi bilendir.
24. Onun için (Resûlüm!) Onları acıklı bir azap ile müjdele!
25. Ancak iman edip sâlih (sevaplı) amel işleyenler hariçtir. Onlar için ardı arkası kesilmeyen (minnetsiz) bir mükâfat vardır.

[1] Kamerî ayların 13, 14 ve 15. günleri olup üçüne birlikte eyyâm-ı bîyz/beyaz günler denilir (Beydâvî).
[2] Secde âyeti konusunda bk. 7/206.
Share:

0 yorum:

Yorum Gönder